YAZILAR

Melik Danişmend Gazi

(MELİK DANİŞMEND GÜMÜŞTEKİN AHMET GAZİ) (D: ? – Ö: 1105)

Türklerin tarihi serüvenine baktığımızda doğudan batıya doğru bir ilerleyiş görünür. İslâmiyet’i kabul eden Oğuzlar, Türkmen olarak anılmaya başlanmışlar; XI. asırda Selçuklu Devleti’ni kurarak hem sınırlarını genişletmek hem de dinlerini yaymak düşüncesiyle Bizans’a karşı, özellikle Anadolu’ya arka arkaya akınlar düzenlemişlerdir. Bu akınlar Tuğrul Bey zamanında sistemli bir hale gelecek, Malazgirt Savaşı’ndan sonra Anadolu’yu vatan yapmak gayesiyle hızlanacaktır.

Malazgirt Zaferi’nden sonra Artuk Bey’le başlayıp Tutak’la devam eden fetihler Danişment Gazi, Karatekin, Mengücek Gazi, Emir Saltuk, Çaka Bey, Kutalmışoğlu Süleyman Şah ve kardeşi Mansur’un fetihleriyle hız kazanacak ve Anadolu bir Türk vatanı haline gelecektir.

Anadolu’nun vatanlaşmasında yaptığı fetihlerle ve kurduğu devletle destanlaşan, yüzyıllardır dilden dile, kulaktan kulağa anlatılan Danişmendname’nin kahramanı olan tam adıyla Melik Danişmend Gümüştekin Ahmet Gazi kimdir, nerelidir, nasıl bir eğitimden geçmiştir, neler yapmıştır?

Melik Danişmend Gazi, Anadolu’nun fatihlerinden olup, Danişmendli Devleti’nin kurucusu, büyük devlet adamı, komutan ve âlimdir.

Asıl adı Gümüştekin Ahmet olup halk arasında kısaca Melik Gazi olarak bilinir. Babası Harzem Türklerinden Danişmend Ali Taylu’dur. Selçuklu şehzadelerinin öğretmenliğini yapmış bilge, âlim bir kişi olduğu için “Danişmend” olarak anılmıştır. Oğlu Gümüştekin’i de şehzadelerle birlikte eğiterek çok iyi yetiştirmiş ve bilge bir kişi haline getirmiş, Gümüştekin de babası gibi “Danişmend” unvanını kullanmıştır.

Danişmend Gazi, bilgisi, cesareti ve yiğitliğiyle Alp Arslan’ın dikkatini çekmiş ve en güvenilir komutanları arasında yer alarak Malazgirt Savaşı’na katılmıştır.

Malazgirt Zaferi’nden sonra Anadolu’ya gelen Danişmend Gazi, önce Sivas’ı ve Kızılırmak havzasını, ardından da Yeşilırmak havzasını fethetmiş ve 1080 senesinde “Danişmendli” adı ile anılan bölgelerde devletini kurmuştur.

Sivas’ı kendisine merkez yapan Danişmend Gazi, Çaka, Turasan, Kara Doğan, Osmancık, İltegin ve Kara Tegin adlı komutanlarıyla Kayseri, Elbistan, Develi, Amasya, Tokat, Turhal, Osmancık, Çorum ve Niksar’ı fethetmiştir.

Niksar’ın fethi Danişmendliler tarihinde ve Danişmendname’de çok büyük bir önem arz eder. Danişmendname’ye göre Niksar (Neokaisaraea) kuşatma ve fethi çok çetin ve uzun sürmüş, çok kan dökülmüş; nihayet Gümüştekin Ahmet Gazi zafer kazanmış ve Niksar’ı fethederek burayı Sahil Rumlarına karşı mücadelede kendisine hem bir üs ve hem de bu devletin başkenti yapmıştır.

Haçlı seferlerinin başlaması üzerine, I. Kılıç Arslan ile birlikte Anadolu’yu savunan Danişmend Gazi, bir yandan Haçlılar ve Rumlarla mücadeleye devam etmiş öte yandan da hâkimiyet sahasını genişletmek için Malatya’yı kuşatmıştır (1098). Danişmend Gazi, üç yıl süren kuşatma sonunda Malatya hâkimi Gabriel’in yardım istemesi üzerine yola çıkan Haçlı reislerinden Antakya prensi Bohemund ve kuzeni Salerno Kontu Richard’ı bir baskınla esir alıp, Niksar’a götürmüş ve hapsetmiştir (1100).

Bohemud’un esir edilip Niksar’da hapsedildiğinin duyulması, bütün İslâm dünyasında sevinç yaratmış ve Gümüştekin’e büyük şöhret kazandırmıştır. Avrupa’da ise büyük bir heyecan uyandırmış, Niksar üzerine üç ayrı Haçlı ordusunun yola çıkmasına sebep olmuştur.

Haçlı tehlikesi üzerine Danişmend Gazi ve Kılıç Arslan güçlerini birleştirerek, 1101 yılı Haçlı seferlerinin ilk ordusunu Merzifon yakınında 5 Ağustos günü yapılan savaşta imha etmişlerdir. Bu ordudan sonra ikincisi ve üçüncüsü Anadolu’ya geçmiş ama Kılıç Arslan ve Gümüştekin, bunlara karşı da birlikte savaşarak üç Haçlı ordusunu da yok etmişlerdir.

Danişmend Gazi’nin, bu başarıdan sonra Kılıç Arslan’ın da almak istediği Malatya’yı fethetmesi ve Kılıç Arslan’ın fikrini sormadan Niksar’da hapis bulunan Bohemund’u fidye karşılığı serbest bırakması iki hükümdarın arasının açılmasına sebep olmuş, Kılıç Arslan, harekete geçerek Danişmend Gazi’yi Maraş civarında mağlubiyete uğratmıştır (1103).

Bundan sonra Danişmend Gazi’nin nüfuz ve kudreti sarsıldı. Danişmendname’ye göre Danişmend’in son mücadelesi Rumlara karşıdır. Bunlardan birini kaybedip sonuncusunu kazanır ama kendisi de aldığı bir ok yarasından şehit olarak Niksar’a defnedilir (1105).Danişmend Gazi, iyi bir hatip, adil ve cömert bir yöneticidir. Geniş görüşlü bir devlet adamı olup, devletin ekonomik ve sosyal menfaatlerine göre bir siyaset takip etmiştir.

Anadolu’da yazılan ilk eser olan ve Danişmend Gazi’ye sunulan “Keşfü’l Akabe”de Danişmend Gazi’nin özellikleri şöyle anlatılmıştır; “O yüce zatı iltizam edenler çoğunlukla fazıl ve filozoflardır. Dünyanın her tarafından bilgin kişiler o hazrete yöneldiler ve her biri ilmini yayması miktarınca itibar görüp, cömertlik denizinden paylarını aldılar.”

Bu kayıt Malazgirt zaferinden hemen sonra Gümüştekin Ahmed Gazi’nin birçok ilim ve fikir adamını himaye edip, çalışmalarına imkân sağladığını açıkça göstermektedir. Bu nedenle de “Danişmend İli”, yani Orta Anadolu ve Orta Karadeniz belli bir kültürel karakter kazanmış ve Anadolu’da ilk defa Türkleştirilen ve İslâmlaştırılan bölge olmuştur.

Bir devlet ve hanedan kurucusu olan Gümüştekin Ahmet Gazi, gazaları ve İslâmiyet’e hizmetleri dolayısıyla Anadolu Türkleri arasında destanlaşmış kahraman bir alperen gazidir.

Danişmend Gazi’nin türbesi Niksar’ımızı asırlardır şereflendirmekte, halkımız onun yüce makamını velayet mertebesinde saygıyla anıp, ziyaret etmektedir.

Ruhu şad olsun.

Etiketler

Yazar Hakkında

TOŞAYAD

Tokat Şairler ve Yazarlar Derneği

Kimler Neler Demiş?

İlk Yorum Hakkı Senin!

avatar
  Subscribe  
Bildir